Share March 15th, 2010 | Tags: , | Views: 53

Bugün başlayan ve önümüzdeki 2 gün boyunca devam edecek Mix10 etkinliğinde ilk duyurulan haberler, Silverlight 4′ün “yayın adayı” ve WCF RIA Services’in “yayın adayı” oldu. Nisan ayı gibi de sanırım bu iki kavramın son hallerine kavuşuyor olacağız…Ayrıntılı bilgileri ve indirmek için gerekli linkleri aşağıdaki adreste bulabilirsiniz.

http://www.silverlight.net/getstarted/silverlight-4/

Bir güzel ve önemli haber ise Windows Phone 7′den…Windows Phone 7′nin geliştirici araçları da bugün itibari ile geliştiricilere sunuldu. Tabi telefon çıkmadan pek kullağa mantıklı gelmiyor ama geliştirme ortamının sağladığı güzellikler ile ilgileniyorsanız hemen olaya dalmanızı tavsiye ederim.Daha fazla ayrıntı ve geliştirme araçları için aşağıdaki linki takip edebilirsiniz.

http://developer.windowsphone.com/windows-phone-7-series/

Share March 14th, 2010 | Tags: | Views: 39

Bir yazılım projesinde yazılım tasarımına başlarken, kafamızda ilk yaptığımız şey genellikle direk projenin nesne modelini çıkarmaya çalışmak oluyor. Yanlış bir şey olmasa da öncesinde yapılması gereken başka şeyler olduğundan ortaya çıkan nesne modeli ne kadar sağlıklı oluyor tartışılır. Kendi tecrübelerim ve gözlemlerime göre genellikle nesnelerin bir birleri ile ilişkilendirilmeleri konusunda hatalar yapabiliyoruz. Aslında hata demek doğru olmaz. Bazı noktaları düşünmeden, bazı şeyleri göz ardı ederek nesne modellerini oluşturuyoruz ve bunlar yazılım tasarımının ilerleyen aşamalarında sorun olarak karşımıza çıkmasa da, geliştirme sürecinde mutlaka karşımıza çıkıyor. Nesnelerin bir birleri ile olan ilişikileri ile bir sonraki yazımda daha çok ilgileniyor olacağım. Ama önce nesnelerimizi tasarlarken göz ardı edildiğini düşündüğüm bir kaç noktaya değinmek istiyorum.

Bir nesnenin var oluş sebebi…

Her hangi bir kavramın nesne modelini oluştururken, o kavramın ne amaçla var olduğunu asla unutmamak gerekir. Gerçekleştireceği operasyonların, o kavram dahilinde olduğunu kesinleştirmek nesne modelini ve ilgilerini oluşturmakta daha kolaylık sağlayacaktır. Matemetikte ki 4 işlemi soyutlayan bir nesneye, belli bir süre için faiz hesaplayan bir metodu da 4 işlem dahilinde olduğunu düşünerek eklemek o nesnenin karmaşıklığını artıracaktır. Farklı yerlerde farklı şekillerde var olabileceğinden tasarımsal olarak soruna yol açacaktır. Dolayısıyla nesnelerin görevlerinin çok net bir şekilde tanımlanıyor olması gerekmekte.

Bir nesnenin yaşam süresi…

Nesnelerin, bütün içerisinde ki yaşam süresini yönetebiliyor olmak çok önemlidir. Gelişen “geliştirme teknolojileri” bu sürenin yönetimini biraz olsun geliştiriciden alıyor olsa da, en azından nesnelerin yaşam sürelerinin farkında olmak bizim için çok önemli. “Object reference not set to an instance of an object”(sanırım en çok alınan hatadır) hatasını alıyor olmamız, bir bakıma da nesnelerimizin nerede, ne zaman, nasıl yaşadığının farkında olmamamızdan kaynaklanıyor diyebilirim. Nesnelerimizin, nerede, ne şekilde, ne kadar yaşayacağını ya da var olacağını çok iyi belirlememiz gerekiyor.

Bir nesnenin ilişkileri…

Nesnelerin bir birleri ile olan ilişkilerini ortaya net bir şekilde çıkarmak çok önemlidir. Bu noktada “Composition(part-of)”(Bileşim),“Aggregation(has-a)”(Kümelenme,bir araya gelme) ve “Inheritance(is-a)”(Kalıtım) kavramlarını anlıyor olmak çok önemlidir. Teorik olarak kavramlara hakim olsak bile, nesne tasarımlarında bunları uygulama konusunda zaman zaman sıkıntı çekilebiliyor. Nesneler arasında ki ilişikleri, hangi nesnenin hangi nesneye bağlı olduğunu ya da olacağını ilk başlarda kestirebiliyor olmak çok zor olsada,  bu zorluğa katlanıp çözme çabası olumlu sonuçları beraberinde getirecektir. Bu aşamada “Dependency injection”, “Inversion of control” kavramlarını da çok iyi anlıyor olmamız gerekmekte…
Bu üç başlığın yazılım tasarımı konusunda, özellikle nesne modeli oluştururken çok önemli olduğunu düşünüyorum. Şimdilik bu kadar…

Share March 12th, 2010 | Tags: , | Views: 24

Asp.Net MVC Framework 2 versiyonu yayınlandı. Ama şu an için sadece Visual Studio 2008 için…Buradan indirebilirsiniz.Önümüzdeki günlerde Visual Studio 2010 için olan versiyonu da ortaya çıkacaktır diye umuyorum. Bildiğiniz gibi Asp.Net MVC 2, önceki sürümle beraber(Asp.Net MVC 1) ile aynı geliştirme ortamında çalışabiliyordu. Bu hala devam etmekte. Öte yandan eski Asp.Net MVC 1 projelerini MVC 2′ye geçirmek isterseniz de Visual Studio 2008 için http://www.asp.net/learn/whitepapers/aspnet-mvc2-upgrade-notes/ adresindeki upgrade notlarını okuyabilirsiniz. Visual Studio 2010 için bu upgrade olayı bir sihirbaz ile kolayca gerçekleşebilecek.Hokus,pokus…(:

Share March 6th, 2010 | Tags: , , | Views: 70

2008’de Microsoft “MEF” yani Managed Extensibility Framework isimli yeni bir framework üzerinde çalıştığını açıklamıştı.  Basitçe, biz geliştiricilere, “plug-in” yapısını destekleyen uygulamalar geliştirmemiz için yöntemler sunan bir framework diyebiliriz “MEF” için.

.NET Framework 4.0’a kadar, Microsoft, .NET’in içine koymuyor, “preview” adı altında sürekli geliştirmeler yapıyordu. .NET 4.0 ile beraber artık “MEF”i gönül rahatlığı ile kullanabiliyor olacağız.

Bu kısa girişten sonra, biraz daha derinlere inelim ve “MEF”in bize neler sağladığına ve neden kullanmamız gerektiğine bakalım. Öncelike “MEF” gibi bir framework’e neden ihtiyacımız var bunu anlamamız lazım. Tekrar kullanılabilirlik(Reusability) ve esneklik(extensibility), bir yazılımın yaşam sürecinde mutlaka bir şekilde karşımıza çıkan iki kavram. Geliştirdiğimiz yazılımlar çeşitli ihtiyaçlardan dolayı, ek özellikler ile genişletilmek istenebilir. Ya da geliştirdiğimiz yazılımı başka bir konfigürasyon ya da modüller ile başka bir şekilde kullanmamız da gerekebilir. Bu iki kavramı yazılımlara uygulamak oldukça zor ve sıkıntılıdır. Hele ki mimari tasarım sırasında bu iki kavramı göz ardı ettiysek sıkıntı çok daha büyük olur. Tabi ki bir yazılım illa ki esnek ya da tekrar kullanılabilir özelliğinin olması gerekmiyor. Ancak kişisel görüşüm, yazılımın yaşam süresinin uzun olabilmesi için bu iki kavramı karşılayabiliyor olması gerekmekte.

Esneklik ve tekrar kullanılabilirlik özelliklerine sahip bir yazılım ihtiyacı çok iyi bir tasarım gerektirir. Tasarımdan sonra ki geliştirme sürecini de bu iki kavram oldukça zorlar. Bu noktada “MEF”, .NET ile uygulama geliştirenlere bu süreci biraz daha kolaylaştırmak için elinden geleni yapıyor diyebilirim.

Bir PC’yi düşünelim…Anakartı ve bu kartın üzerine takılabilen ek kartlar ile çalışabilir bir sistem…X ekran kartı ile oynayamadığımız oyunları, X ekran kartını çıkartıp, Y ekran kartını takarak oynayabiliyoruz.Bunu ekran kartlarının, anakart ile belli bir arayüz standartı ile iletişim kurabilmesinden dolayı yapabiliyoruz.

“MEF” ile de bu tarz,“plug-in” yaklaşımı olan uygulamalar geliştirebiliyoruz. Run-time’da çıkarılıp, takılabilen “plug-in”ler ile uygulamalarımızı genişletebiliyoruz. Ve bütün bunlar System.ComponentModel.Composition.dll altında bulunan metod ve arayüzler sayesinde…

Kod üzerinden gidip ilk “MEF” uygulamamızı yaparsak sanırım bazı şeyler daha anlaşılır olur.Az önce yukarıda bahsetmiş olduğum PC örneği üzerinden gidiyor olacağım. Öncelikle aşağıdaki gibi 3 tane proje yaratıyoruz. Bunlardan biri ana uygulamamız(CustomPC,konsol uygulaması), biri arayüzümüz(DisplayAdapter) ve diğeri de ana kartımız(Xvidia). (:

Bu aşamada CustomPC ve XVidia projelerine System.ComponentModel.Composition.dll’i referans olarak eklememiz gerekmekte.

Öncelikle ana uygulamamız ve ekran kartımızın iletişim kuracağı arayüzümüzü oluşturalım. DisplayAdapter projesinde IDisplay.cs isimli aşağıdaki kodu içeren bir dosya yaratıyoruz;

46 using System;

47 using System.Collections.Generic;

48 using System.Linq;

49 using System.Text;

50

51 namespace DisplayAdapter

52 {

53 public interface IDisplayAdapter

54 {

55 void Display();

56 }

57 }

Bu arayüz sayesinde ana uygulamamız, “plug-in” olarak geliştirdiğimiz diğer bileşenleri çalıştırabiliyor olacak. Bundan sonra bu arayüzden yaratılan “plug-in”i geliştirebiliriz. Bir bakıma “ekran kartı”nı…(:

Bunun içinde XVidia projesinde aşağıdaki kodu yazmamız gerekmekte;

58 using System;

59 using System.Collections.Generic;

60 using System.Linq;

61 using System.Text;

62 using System.ComponentModel.Composition;

63

64 namespace DisplayAdapter

65 {

66 [Export("",typeof(IDisplayAdapter))]

67 public class XVidiaIDisplayAdapter

68 {

69

70 public void Display()

71 {

72 Console.WriteLine(“This is XVidia Display Adapter”);

73 }

74 }

75 }

Bu noktada “Export” özelliği dikkatimizi çekmiş olmalı. “MEF”‘de “Composable Parts” diye adlandırılan ve “MEF”in temel taşı olan bir kavram var. “Composable Parts” belli servisleri(metod) dışa sunan ve belli servisleride(metod) kullanan birimler. Ana uygulamalar ve “plug-in”ler bu birimlere göre çalışmakta. Yukarıdaki kod bloğunda “Export” özelliğini kullarak, XVidia sınıfını “IDisplayAdapter” arayüzünün metodlarını dışa sunduğunu göstermiş olduk.

Şimdi sıra “plug-in”leri çalıştıracak ana uygulamamıza geldi. Bunun için CustomPC projesinde aşağıdaki kodu içeren bir dosya yaratmamız yeterli.

82 using System;

83 using System.Collections.Generic;

84 using System.Linq;

85 using System.Text;

86 using System.ComponentModel.Composition.Hosting;

87 using System.Reflection;

88 using DisplayAdapter;

89 using System.ComponentModel.Composition;

90

91 namespace CustomPC

92 {

93 public class Computer

94 {

95 //Hangi arayüzün “MEF” tarafından import

96 //edileceğini belirtiyoruz.

97 [Import(typeof(IDisplayAdapter))]

98 public IDisplayAdapter DisplayAdapter { get; set; }

99

100 static void Main(string[] args)

101 {

102 Console.WriteLine(“PC’s configuration”);

103 Computer comp = new Computer();

104 comp.Init();

105

106 Console.ReadLine();

107 }

108

109 public void Init()

110 {

111 try

112 {

113 /*

114 * Plug-in’lerin olduğu yeri belirtmek için “MEF”

115 * ile gelen katalog kavramından faydalanıyoruz.

116 * İlerleyen yazılarda bu katalog kavramının

117 * derinlerine dalıyor olacağım.Şimdilik “plug-in”lerin

118 * bir dizinden okunacağını belirtmek için

119 * DirectoryCatalog sınıfı kullanıyoruz.

120 */

121 DirectoryCatalog dirCat = new DirectoryCatalog(Environment.CurrentDirectory + “\\plugin\\”);

122 /*

123 * “MEF” ile beraber gelen “CompositionBatch” ve

124 * “CompositionContainer” sınıfı ile “is a part of”

125 * ilişkisini kurabileceğimiz yapıyı yaratıyoruz.

126 * “is a part of” ilişkisi derken ne demek istediğimi

127 * açıklamamda fayda var sanırım.”plug-in”‘ler ana

128 * uygulamamızın bir parçası olacak.Ve bu parçalar

129 * takıp,çıkarılabilir özelliklere sahip olacak.

130 * Bütün bu ilişkiler “MEF” tarafından yönetiliyor olacak.

131 * “CompositionBatch” parçaların(Composable Parts)

132 * tutulduğu,”CompositionContainer” ise

133 * parçaların(Composable Parts)’ın metodlarının ve

134 * özelliklerinin sunulmasını sağlayan yapı olarak

135 * tanımlanabilir.

136 */

137 CompositionBatch batch = new CompositionBatch();

138 CompositionContainer container = new CompositionContainer(dirCat);

139

140 //Parçalarımızı ekliyoruz

141 batch.AddPart(this);

142

143 //Parçalarımızı ana uygulama ve birbirleri ile

144 //ilişkilendiriyoruz

145 container.Compose(batch);

146

147 //Parçalarımızı çalıştırıyoruz.Bu noktada

148 //arayüzün(IDisplayAdapter) sunduğu

149 //metodları sunabiliyoruz sadece.

150 DisplayAdapter.Display();

151 }

152 catch (Exception)

153 {

154

155 throw;

156 }

157

158

159 }

160

161

162 }

163

164

165 }

Ve işte bu kadar…Hemen özetliyelim ne yaptık. Bir tane “plug-in” desteği olan ana uygulama yaptık(CustomPC) ve bu ana uygulama üstünde çalışacak bir tane “plug-in” yaptık. Yaptığımız “plug-in” benzeri başka “plug-in”ler yaparak, uygulamamızı çeşitlendirebiliriz. Mesela XTI diye yeni bir ekran kartı, pardon “plug-in”….(:

Yukarıdaki CustomPC projesini çalıştırdığımız zaman hata alıyor olacağız. Peki ama neden? Bunun nedeni “XVidia” projesinin çıktısı olan *.Dll’in ana uygulama tarafına yüklenmemiş olması. CustomPC projesinin dizininde, “debug” klasörü altında “plugin” diye bir klasör açıp, “XVidia” projesinin çıktısı olan *.Dll’i kopyaladığımız zaman uygulamamızın sorunsuz bir şekilde çalıştığını göreceğiz.

“XVidia” projesinin çıktısı olan *.Dll yerine, benzer bir yapı ile oluşturulmuş bir *.Dll koyduğumuz zaman uygulamanın o *.Dll’i çalıştıracağını görüyor olacağız.

Çok basit ve güzel değil mi… .NET 4.0′ın bence en güzel yeniliği “MEF” ile entegre olması…İlerleyen yazılarda “MEF”in çok daha derinlerine dalıyor olacağım…Şimdilik bu kadar…

Share March 5th, 2010 | Tags: | Views: 49

Uzun zamandır beklenen açıklama dün yapıldı ve Sonisphere’in Türkiye ayağı resmi olarak açıklandı.Biletlerde satışa çıktı…Hemen almak lazım, kesin biter…

Ayrıntılar: http://tr.sonispherefestivals.com/

Biletler: http://www.biletix.com

Share March 2nd, 2010 | Tags: , , | Views: 44

Bu sene TechEd, ilk defa ortadoğu bölgesinde, Dubai’de yapılıyor…Yapılıyor diyorum,çünkü daha bitmedi…Yarın son gün…Dubai ile olan yakın ilişkilerimden(:)) dolayı bu sene bende TechEd furyasına Dubai’de başlangıç yaptım. 2 günü bitirdim…1 gün daha olmasına rağmen şimdiden açıkcası oldukça tatmin oldum. Önceki TechEd’e katılan kişiler ile konuştuğumda diğer TechEd’lere nazaran daha sönük geçtiğini öğrenmiş olsamda, dediğim gibi hem oturumlar hemde organizasyon açısından beni tatmin etti. Türkiye’den tanıdık bir sürü yüz görmüş olmam da ayrı bir güzellik kattı benim açımdan…

Oturumlardan tek tek bahsetmeyi planlamıyorum ama genel olarak Microsoft’un çoğu ürünü ile ilgili oturumlar olduğunu söyleyebilirim. Teknik olarak çok daha güçlü bir içerik bekliyor olsamda, şu zamana kadar ki oturumlardan oldukça memnun kaldım. Bildiğim konuları pekiştirdim, bilmediğim konuları öğrendim ve öğrenmeyi öğrendim…”Öğrenmeyi” öğrendim diyorum çünkü bu tarz etkinliklerden açıkcası ilk olarak bunu bekliyorum. Konularda uzman kişiler tarafından doğru bir şekilde 1 saat boyunca yönlendiriliyor olmak bence en doğrusu…Yani sonuçta oturumlarda anlatılan konuların hiç birini bu kadar kısıtlı zamanda yalayıp yutmak imkansız…

S.Hanselman gibi(:)), Microsoft bünyesinde konularında uzman olan kişiler ile tanışmış olmak, sorularınıza cevap almak ise bu tarz etkinliklerin sanırım diğer bir güzel yanı. Problemlerinizi, düşüncelerinizi böyle bir ortamda paylaşabiliyor olmak zaten sanırım etkinliğin dayandığı temellerden biri…

Türkiye’den de katılım oldukça fazlaydı.Sanırım yaklaşık 50 kişi gelmiş…İsimlerini ne yazık ki hatırlayamadığım bir çok kişi ile tanıştım ve bilgi paylaşımında bulundum, mutlu oldum…Ama açıkcası konuşmacı olarak Türkiye’den de daha fazla isim görmek isterdim.(Konuşmacı olarak sadece Daron Yöndem vardı)

Son olarak imkanı olan herkesin ileride mutlaka bu tarz etkinliklere katılıyor olmasını tavsiye ederim. Özellikle uluslararası düzeyde olanlara şiddetle tavsiye ederim…Neyse bu şimdilik bu kadar, ilerleyen zaman içerisinde TechEd Dubai ile ilgili başka şeyler daha yazıyor olacağım… Yani umarım…(:

Share February 16th, 2010 | Tags: | Views: 74

When IE 8 had released, I have developed an accelerator for Internex Explorer. The accelerator provides some kind of link between the selected context in a web page and Last.fm. I have developed it a little bit with preview windows support and some nice features coming from Last.Fm API. So if you ask “what is the accelerator doing now?”, just check the below image.

If you want to try it, just download it from http://www.ieaddons.com/en/details/other/Find_on_Lastfm/

And please feel free to send your feedbacks to me…

Share February 16th, 2010 | Tags: | Views: 87

Bir çok yerde “Architecture and Design Patterns”(Mimari ve Tasarım Kalıpları) başlığına benzer başlıklar altında çeşitli yazılar okuyoruz. Ve çoğunun içeriği Gof(gang of four)’un ön ayak olduğu tasarım kalıpları ile ilgili…İyi,güzel ama peki bunların “mimari” kelimesi ile alakası ne…Direkt olarak pek yok…Evet, gerçekten pek yok…

Belki benden tecrübeli meslektaşlarım biraz kızacak ve hatta ne saçmalıyorsun falan diyecektir. Ama açıkcası “Design Patterns”(Tasarım kalıplarının) direk olarak mimari yaklaşımlar ile alakalı olduğunu düşünmüyorum, aslında düşünmediğim gibi, kendi tecrübelerimden,okuduklarımdan, öğrendiklerimden görüyorum da…

“Design Patterns”(Tasarım kalıpları) hakkında internette bir çok kaynak var. Çoğunda belli kod parçacıkları ile örnekler ile ne amaçla kullanacağımızı falan anlatılıyor.Süper, mükemmel…Ama erken…Daha kod yazmaya başlamadık ki…

Madem böyle kalıp falan başladık bahsetmeye, bu yazının amaçı olan “Architecture Patterns(Sytles)”’e(Mimari Kalıplara) geçelim.Çeşitli kaynaklarda mimari sitiller, bazılarında da mimari kalıplar şeklinde geçer, ama yazılımcıların bakış açısından daha kolay anlaşılacağını düşündüğüm için bende kalıp olarak kullanacağım. Önceki yazılarda da bahsettiğim ihtiyaçlar doğrultusunda şekillenecek(şekillenmesi gereken) mimarimizi, belli tecrübelerden, teknolojik açılardan ve belli limitlerden dolayı belli kalıplar dahilinde şekillendirmemiz bize yardımcı olabilir. Kurabiye yaparken kullanılan kalıplar ya da kumdan kaleler yaparken kullandığımız kovalar gibi…

Bu bağlamda, ne olduklarının çok farkında olmadığımız ama sık sık kullandığımız kavramlar ortaya çıkıyor. Mimari kalıplar…

Mimari kalıplar, geliştireceğimiz sistemlerin ya da yazılımların ihtiyaçlarımız doğrultusunda çok daha etkili çalışabilmesini sağlayacak ve mimarimizi geliştirirken bize yol gösterecek kalıplardır. Çok daha iyi anlaşılması adına aşağıdaki gibi bir liste yaparsam daha iyi olur sanırım.

  • Bileşen tabanlı mimari
  • Katmanlı mimari
  • P2P mimari
  • UI tabalı mimari
  • Mesaj bazlı mimari
  • Servis tabanlı mimari
  • Event tabanlı mimari

Yukarıda bazı popüler mimari kalıplardan örnekler var. Daha çeşitlenebilir tabi ki. Bunları tek tek şuan için açıklamayı düşünmüyorum. Bu noktada mimari kalıpların neden önemli olduğunu anlatmak istiyorum. Mimari kalıplar, ihtiyaçlarımızı daha net bir şekilde karşılamamızda bize yol gösterir. Ayrıca ihtiyaçlarımızı karşılarken, hangi yöntemleri kullanabiliriz bunları sunar. Bu kalıpları ayrı ayrı düşünüyor olmak biraz hatalı olabilir. Direk olarak kesiştirmek de hatalı olur. Mimari tasarımı yaparken, ihtiyaçlarımızı bu kalıplar doğrultusunda çerçeveleyip tasarımımızı yapmak çok daha sağlıklı sonuçlar getirecektir. Ayrıca bu kalıpların kendi içlerindeki kanıtlanmış yöntemler, sizi bir çok şeyden kurtarıyor da olacaktır.

Son olarak tekrardan “Design Patterns”-tasarım kalıplarının, mimari tasarımla direk alakası olmadığını söylemek istiyorum. Bu karıştırmadan dolayı kavramların da karıştığını görüyorum. İlerleyen yazılarda yine bu konulardan bahsediyor olacağım…Şimdilik bu kadar…

Share February 13th, 2010 | Tags: | Views: 161

“Yazılım mı tasarlarız, yoksa yazılım mimarisini mi?” şeklinde yukarıdaki soruyu geliştirdiğimiz yazılımlar için de sorabiliriz. Hem yazılımın kendini, hem de yazılım mimarisini  tasarlamayı aynı kelime ile tanımladığımız için bu kavramlarda karışıyor. “Tasarım”…

“Software Design” ve “Software Architecture Design” iki farklı kavram aslında. Bu iki kavramın karıştırılıyor olması, mimari kavramların kaybolmasına neden oluyor ne yazık ki. Bundan dolayı “Tasarım”(Design) ve “Mimari”(Architecture) kavramlarının arasındaki sınırı çok iyi anlamamız gerekmekte. Tüm mimari yaklaşımlar aslında bir tasarımdır. Ama bu tasarım, “Yazılım Tasarımı”(Software Design) daki tasarım değil. Mimari olarak yaklaştığımız zaman, “tasarım” kavramı çok daha yukarıdan bakmamızı gerektiren bir kelime olarak karşımıza çıkıyor. Bir yazılım ya da sistemdeki bileşenlerin nasıl organize olduğu ve ilişkilendirildiği, o sisteme ya da yazılıma “Mimari” açıdan yaklaşımı gösterir. Bu bileşenlerin nasıl sınıflandırıldığı ve ayrıştığı ise “Tasarımı” olarak açıklanabilir. Biraz daha basite indirgememiz gerekirse, yazılım geliştirirken bileşenlerimizi  “sınıf”(class)’lara ayırmamız, bu “sınıf”lar arasında ilişkileri belirlememiz “tasarım” kavramının konusu. Ama bileşenlerimizin(component) nasıl ilişkilendirileceği de “mimari” kavramının konusu.

Açıkcası kendi geliştirdiğim yazılımlarda, bu iki kavramın ayrımını fark ediyor olmak geliştirme sürecini daha sağlıklı hale getiriyor.Bir yazılım geliştirmeden önce hepimizin yapmış olduğu bir tasarım mutlaka vardır. İşte bu tasarım süreci  mimari tasarıma denk geliyor aslında. Ve yazılım geliştirme sürecinde herkesinde bildiği gibi çok önemli bir yer kaplıyor. Bu süreçte dikkat edilmesi gereken bir çok önemli nokta var.Bunlardan bence en önemlilerini kendimce anlatmaya çalışacağım;

  • Sınırlar: Tasarım sürecinde, geliştirmemiz gereken yazılımın ya da sistemin ihtiyaçları ve neden gerekli olduklarını kesinlikle unutmamak lazım. Ve ihtiyaçtan fazlasını düşünmememiz lazım. Açıkcası bunu sürekli yaşıyorum. İster istemez yazılımın olabildiğince geniş bir kapsamı olması, ya da “genişletilebilir” kalite özelliğinin hem tasarım hemde geliştirme sürecinde öne çıkması kötü tasarımlara yol açıyor. İş gereksinimleri dışında, tasarımı karmaşıklaştıracak etkenleri tasarıma sokmamak ve ihtiyaçlarımız doğrultusunda sınırlarımızı aşmamak lazım.
  • Bileşenlerin Ayrılması: Tasarımı yaparken, bir birinden farklı tüm fonksiyonel özellikleri belli bileşenler olarak ayırmak tasarımın karmaşıklığını önleyecektir, ayrıca ihtiyaçların gerçekten karşılanabiliyor olmasının gözlemlenmesine ve bileşenlerin tek başlarına ne işe yaradıklarını da anlamaya yardımcı olacaktır.Literatürde “Separation of Concerns” olarak yer alan bu kavram, geliştirme sürecindeki tasarım kalıpları ile ne kadar önemli olduğunu zaten belli edecektir.  Dolayısıyla geliştirme sürecinde sonradan fark etmek yerine, başlangıçta bu yaklaşıma göre yapılacak tasarımlar faydalı olacaktır.
  • Bileşim(Composition) ve Kalıtım(Inheritance): Bu iki kavramın çok iyi anlaşılıyor olması gerekmekte. Çünkü geliştirilecek sistemin ya da yazılımın bileşenleri üzerinde bu iki kavramın çok büyük etkisi olacaktır. İhtiyaca göre bu iki yaklaşım doğru çizilmelidir.”Kalıtım”(Inheritance) bileşenler üzerinde bağımlılığı artıracağından, hangi bileşenlerin bir birleri ile alakalı olacağı ilişkisinin çok iyi tanımlanması gerekmekte. Öte yandan “Bileşim”(Composition) bileşen kavramını daha netleştirecektir.
  • Katmanlar(Layers): Geliştirilen sistem ya da yazılım da, bileşenler arasındaki ilişikileri görmek ve yönetmek adına sistemi ya da yazılımı katmanlara ayırmak tasarımı kolaylaştıracak ve temelini güçlendirecektir. Bu şekilde katmanlara ayırmak sistemdeki akışın yolunuda görmenize yardımcı olacaktır.

Mimari tasarımı yaparken bu tarz şeylere dikkat ediyor olmak, cidden bazı şeyleri çok daha net ortaya çıkarıyor ve sağlıklı bir geliştirme sürecinin ilk ışıklarını gösteriyor. En azından kendi tecrübelerime dayanarak bunu söyleyebilirim.Kendi tecrübelerim ve bilgilerim dahilinde “Mimari Tasarım” ve “Yazılım Tasarımı” arasındaki farkı anlatmaya çalıştım. Hatta biraz da “Mimari Tasarım”a daldım…Umarım faydalı olmuştur.İlerleyen zamanlarda bu konular hakkında daha çok yazıyor olacağım. Her türlü eleştiriniz ve düşüncenizi lütfen paylaşmaktan çekinmeyin. Bu kavramlar böyle böyle ortaya çıkıyor ve gelişiyor…Haydi görüşmek üzere…

Share February 12th, 2010 | Tags: | Views: 99

Çok hoşuma giden fotoğraflar geldi, paylaşmasam ölür, geberirdim…

TOP