Arda Çetinkaya Yazılım ve arada kendim ile ilgili karaladıklarım…

Tag / Miyop

Her zaman olduğu gibi sürekli bir kaos ortamı var ülkemizde…Sağlıktan,ekonomiye,eğitimden,spora alakalı alakasız her türlü konuda bir iç çatışma, bir kavga, bir sorun…Kendi içimizde bile doğru düzgün yaşayamadığımızdan, bu tarz konularda sorunlar yaşıyor olmak sanırım doğru. 21.yy’dayız…Elalem tatil planı olarak uzaya gitmeyi planlıyor, biz hala kendi insanlarımız ile “açılım” adı altında doğru düzgün nasıl yaşarız bunu […]

2009’dan kurtuluyoruz ya, “en”lerini yazmasak olmaz…Kendimce kendi “en”lerimi yazıyorum…2010’da baktıkça gülerim… En güzel gün: Cuma(Cumartesi gibi yaşayınca,haftasonu uzun geliyor…2009’da çok yaptım,2010’da da devam) En güzel tatil: Europe with kuzi(Kuzi,pasaportsuz hollanda’ya giden bir insansın…farkındasın dimi) En mutlu an: Her an with Ezgi (kalp) En mutsuz an: O an…. En güzel konser: Hellfest 09 ve Faith No […]

Bir yıl daha bitiyor…”Zaman” dediğimiz kavrama sıkıştırdığımız hayatımız biraz daha azalıyor…Acı ama gerçek…2000’li yılları da 10’ladık…2000’e girerken, “millenium” ayağına kurduk bir ton hayal…Eee geçti 9 sene…Noldu…Hala çıkamadım uzaya…Hala gelmedi uzaylılar…Neyse… Yeni bir yıla giriyor olmaktan çok, 2009’un bitiyor olmasından mutluyum açıkcası…Neden bilmiyorum ama bitsin şu lanet 2009…Kötü bir bahar,kötü bir yaz… Az kaldı ama…2010’a girince, […]

İnterneti daha çok kullanır olduk. Bilinçli veya bilinçsiz bir çok işimizi internet üzerinden yapıyoruz…Yazışıyoruz, araştırıyoruz, video izliyoruz,gazete okuyoruz falan filan…Ve artık bu işi mobil cihazların da gelişmesi ile her taraftan,her zaman yapabiliyor hale geliyoruz…Eee bir de kalabalığız artık, yani interneti kullanan kişi sayısı da artıyor sürekli.Her ne kadar teknolojik ilerleme ile aynı oranda olmasa da, […]

Bugün bizim günümüz…Koltuk değnekleri ile hayata çelme takabilen “normal” insanları, hepimizden çok sıkı tutunduğu hayata tekerlikli sandalyesi ile tokat atan “normal” insanları, karanlıkta bizden çok daha fazla görebilen “normal” insanları, kısacası bizim sahip olduğunu sandığımız şeylere gerçekten sahip olan insanları anlamaya başlamak için güzel bir gün bugün…Hadi bakalım…

Yeni yaşam alanım aşağıda…Bu bayramda büyük bir zamanımı evde geçirdim…Evet,bilgisayar başında…Hem kafa olarak, hem fiziksel olarak dinlenmeye ihtiyacım vardı sanırım.Tembelliğimi, dinlenmek şeklinde adlandırarak vicdanımı rahatlattım biraz. Gerçi okumak istediğim,uğraşmak istediğim şeyler vardı onlara zaman ayırdım,mutlu oldum…İyi de geldi…Son gündü bugün,dinlenmecenin…Özel bir gündü ayrıca,o bana kalsın… Peki ne mi yaptım bu kısa tatilde… patterns&practices ekibinin yazdığı […]

Lisede, biyoloji dersinde labrotuvardayız…Öğretmenin elinde ölü bir kuzunun kafası…Neresi ile oynayacağız,neresine bakacağız hatırlamıyorum ama kafanın bir şeyini keseceğiz…Biz tabi çılgın gençler olarak heyecanlı bir şekilde, olayın kuzu tarafından çok geyik tarafındayız…Takmışız o kafaya geyik boynuzlarını,eğleniyoruz kendimizce…Öğretmen tam bıcak darbesini geçirecek,bir arkadaş “Kes-MEEEEE” şeklinde “ME”ledi…Ve biz koptuk…Hala aklıma geldikçe gülüyorum…O ses tonu,o ifade ve ortam…Neyse… Şimdi […]