Archive for November, 2009

  • Nov
  • 30
  • 2009

Hellfest 2010

Tags: | View: 180 | Comments:

Hellfest 2010 için gruplar duyurulmaya başlandı.Daha açıklanacak 50 grup olmasına rağmen şimdilik açıklanan gruplar da beni benden aldı…Bakalım daha neler göreceğiz.

Hellfest+2010+Picture+2

Bu arada Hellfest’e Türkiye’den gidecek olanlara güzel ipuçları veren bir blog var.http://hellfesttr.blogspot.com/ adresinden blog’a ulaşabilirsiniz. Gitmeyi planlayanların mutlaka takip etmesini tavsiye ederim.

  • Nov
  • 29
  • 2009

Bu bayramın şarkısı

Tags: | View: 136 | Comments:

Bu bayramın şarkısı olarak Dead Man’s Bones’dan In The Room Where You Sleep’i seçiyorum…Hatta bayramın grubu olarakta Dead Man’s Bones’u seçiyorum.Süper konsept bir albüm yapmışlar…

Buyrun aşağıdaki videoyu…(Youtube hala izleyemiyorsanız, başbakanlığına e-mail atın)

  • Nov
  • 28
  • 2009

Kes-Meee

Tags: | View: 167 | Comments:

Lisede, biyoloji dersinde labrotuvardayız…Öğretmenin elinde ölü bir kuzunun kafası…Neresi ile oynayacağız,neresine bakacağız hatırlamıyorum ama kafanın bir şeyini keseceğiz…Biz tabi çılgın gençler olarak heyecanlı bir şekilde, olayın kuzu tarafından çok geyik tarafındayız…Takmışız o kafaya geyik boynuzlarını,eğleniyoruz kendimizce…Öğretmen tam bıcak darbesini geçirecek,bir arkadaş “Kes-MEEEEE” şeklinde “ME”ledi…Ve biz koptuk…Hala aklıma geldikçe gülüyorum…O ses tonu,o ifade ve ortam…Neyse…

Şimdi malum kurban bayramı kapsamında kesim,biçim işleri yoğunlaştı.Şimdi herkesin inancı kendine, sorgulamak,soruşturmak,konuşmak çok anlamlı gelmiyor bana…Saygı duymaktan başka şansım yok…Ama insani tarafım inançları uygulama şeklini sorguluyor.  Hayvanlar kesiliyor,biçiliyor belli inanç kriterleri doğrultusunda ama bunun yoluna yordamına niye uyulmuyor…Ya da bu kadar kolay mı bazı şeyler…

Diğer müslaman nüfusun yoğun olduğu ülkelerde nasıl bilemiyorum ama kurban bayramında Dubai ve Abu Dhabi’de bulunmuş biri olarak söyleyebilirim ki, bazı şeylerin buradaki ile alakası yok. Ekonomik şartlar falan filan diye düşünebilirsiniz ama yok alakası yok…

Bu kesim olaylarının bir kuralı, kılıfı falan yok mu…Eline bıcağı alan herkes, evine aldığı koyunu,öküzü kesmekte serbest mi? Bir de marifetmiş gibi çoluğuna çocuğuna o kanlı bıcağı tutuşturup fotoğraf çektirmeler falan…

Peki olayın vahamiyetini kavrayan ve kaçmaya çalışan hayvanlara eziyet etmek,işkence etmek serbest mi? Serbest ne yazık ki…

Yolda yürürken, kana basıp ayağımın kaymasını istemiyorum…Yolda yürürken, kesilmiş hayvanların etlerinin çuvala(?) konulmasını görmek istemiyorum…Bir oto tamiranesi kılıklı yerde kesileceğini anlayan melül melül bakan kuzu,koyun görmek istemiyorum…Hayvan kesicez diye ona eziyet eden insanları görmek,duymak istemiyorum…Kurban bayramında sahilde denize baktığımda,denizi kırmızı olarak görmek istemiyorum…Toplumca kitap okumamızdan kaynaklandığını düşündüğüm inançları uygulama şeklinin zamanla insani çerçeveler doğrultusunda gelişeceğini ummak istiyorum…

Bunları yaşayan, gören,duyan çocuklar sonra büyüdüklerinde en ufak bir sorumsuzluktan dolayı, kafa-göz yarıp, testere ile kol-bacak kesen yaratıklara dönüşüyor…Sonra diyoruz, gittikçe vahşileşiyoruz…Vahşileşiyoruz da neden diye soruyormuyuz acaba?

  • Nov
  • 28
  • 2009

Storage Service API

Tags: , | View: 910 | Comments:

Windows Azure ve Team Foundation Server 2010 ile ilgili daha sık yazı yazıyor olacağım şu sıralar. Son zamanlarda oldukça haşır neşirim ikisiylede.

Microsoft’un buluş işletim sistemi olarak lanse ettiği Windows Azure, 2010 başı gibi kullanıma açılacak. Türkiye’den kullanmak pek mümkün olmayacak ilk başlarda ama ilerleyen zamanlar içerisinde eminim mümkün olacaktır. Windows Azure kısaca, internette(bulut) çalışan bir işletim sistemi. Azure’e yüklediğiniz uygulamalar, kullanımlarına göre ve yapmış olduğunuz konfigürasyonlara göre çalışıyor. Biraz daha anlaşılır olması adına şöyle bir örnek verebilirim. Normal Windows XP,Vista,7 işletim sisteminizi düşünün. Buna yüklediğiniz ve çalıştırdığınız uygulamalar, işletim sisteminin kullandığı kaynaklar ve uygulamanın kullandığı kaynaklar doğrultusunda çalışacaktır. Windows Azure’da işte bu kaynaklar sınırsıza yakın. Bundan dolayı da performans,genişletilebilirlik,esneklik gibi kavramlar ele alındığında uygulamalarınız çok daha sorunsuz hale geliyor. En azından bu tarz kavramlar ile artık fazla uğraşmamıza gerek kalmıyor.

Şimdi çok fazla derine girmeden Windows Azure’un “Storage Service API”sinden bahsetmek istiyorum. Alt konular ile derinlere girerek Windows Azure’un daha anlaşılır olacağına inanıyorum. Bundan dolayı da Storage Service ile başlıyorum.

Storage Service Nedir?

“Storage Service”, Windows Azure işletim sisteminde çeşitli veri yapılarını oluşturmamızı ve bu veri yapılarını kullanmamızı sağlayan bir servis. BLOB(binary formattaki veri),Table Service(Tablolar) ve Queue Service(Sıra) şeklinde 3 farklı yolda veri oluşturma ve kullanma imkanı sunuyor. Bu imkanı, REST API’leri ile kullanıyor olacağız. Dolayısıyla bu REST Api’lerini kullanabilen her türlü sistem, Windows Azure üzerindeki bu Storage Service’den yararlanarak, Azure üzerinde çeşitli verileri oluşturabilir ve kullanabilir.

Bu Storage Service’in ilk olarak Table Service özelliğinden bahsediyor olacağım.Table Service ile tablolar oluşturabilirsiniz ve bu tablolarda varlıklarınızı(entity) tutabilirsiniz. Bu noktada tabloların SQL Server’daki tablolardan farklı olduğunu belirtmek isterim. Belli yapıdaki verileri bir arada tutan kavram tablo olarak adlandırılıyor. Bu tablolarda entity’leri tutuyor. Kısacası SQL’deki gibi bir tablo yaratma ve bu tabloya satır ekleme gibi bir durum söz konusu değil. Gerçi bu kavramlarda hep SQL Server üzerinde tutuluyor ama bir çok ihtiyacı karşılayabilmek adına oldukca “generic” bir yapıda tasarlanmış. Table Service kavramında entity’ler oldukça önem taşıyor. Basitçe; belli özellikleri ve bu özelliklerin değerlerinin olduğu veri yapılarına entity diyoruz. Table Service, bu entityleri belli bir yapıda tutup, onlar üzerinde işlem yapabilmemizi sağlıyor.

Table Service, barındırdığı bu tabloları “Load Balance” kavramını desteklemek için farklı bir şekilde oluşturuyor.Her tablonun belli bir “Partition Key”i var.Bu tabloların içinde barındırılan entity’lerin hangi tabloya ait olduğunu gösteriyor. Benzer bir şekilde tabloların bir de “Row Key”i var. Bu da tablo içinde belirtilen kayıda özel oluşturuluyor. Bu iki anahtarın birleşimi tabloda tekil bir kayıt olmasını sağlıyor. Tablodaki entity için “Primary Key” niteliğinde bir şey.

Bu tabloyu oluşturma ve kayıt ekleme işlemlerinde bu kavramlar daha net anlaşılıyor olacaktır. İlerleyen yazılarımda da bunlara yer veriyor olacağım. Ama önce bu Storage Service’in uygulama geliştirme ortamında nasıl kullanabileceğimizden bahsetmek istiyorum.

Visual Studio için Azure Tools’u yüklediğinizde Azure ile ilgili bir kaç şey kullanımınıza sunulacaktır. Bunlar Windows Azure’un “development” ortamını kendi bilgisayarınızda simule etmenizi ve dolayısıyla uygulama geliştirmenizi sağlayacaktır. Bunlardan bizi ilgilendiren ilk tool “Development Storage” olacak. Windows Azure üzerindeki Storage Service bu şekilde kendi bilgisayarımız üzerinde kullanabiliyor olacağız. Bu araçı çalıştırmadan önce küçük bir ayar yapmamız ve Storage Service’in kullanacağı SQL Server ortamını konfigüre etmemiz lazım.Yukarıda da dediğim gibi tüm bu Storage Service yapıları SQL Server üzerinde tutuluyor.

Konfigürasyon için “Command Window” açıp( Start->Run,sonrasında cmd ve Enter) “C:\Program Files\Windows Azure SDK\v1.0\” dizinine gitmemiz gerekiyor.Tabi Azure SDK’sı başka bir yerdeyse oraya gitmeniz gerekmekte. “dsinit”, şeklinde “Development Storage Initialize” eden komutu çalıştırmamız gerekmekte. dsinit’in çeşitli parametreleri var. “dsinit /?” şeklinde bu parametrelerin ne olduğunu öğrenebilirsiniz.

11

Peki önemli mi bu parametreler? Evet kesinlikle önemli. Bilgisayarınızda SQL Server bir instance şeklinde kurulduysa, “Development Storage”ı hangi instance’a kurmanız gerektiğini bu parametreler ile belirtiyorsunuz.

dsinit /sqlinstance:[INSTANCE_NAME]

Her hangi bir instance olarak kurulu değilse SQL Server, aşağıdaki gibi çalıştırmanız yeterli olacaktır.

dsinit /sqlinstance:.

Bu komuttan sonra Storage Service’in çalıştığı veritabanı SQL Server’a kurulacaktır. SQL Server’ı açtığınızda aşağıdaki gibi bir yapının oluştuğunu göreceksiniz.

12

Windows Azure’un Storage Service’ini kendi ortamızda kurmuş olduk. Daha doğrusu simule etmek için gerekli ortamı kurduk demek daha doğru olacaktır.

Bir sonraki yazımda kod yazarak, nasıl Storage Service özelliklerinden faydalanabileceğimizi anlatıyor olacağım. Basit bir uygulama geliştiriyor olacağız.

Daha sonrasında da bu uygulamamızı gerçekten Windows Azure üzerine kurup gözlemleyeceğiz.Hadi bakalım,hayırlısı (:

Her hangi bir sorun ve soru için adresine e-mail atabilirsiniz.

  • Nov
  • 26
  • 2009

Team Foundation Server 2010 kuruyoruz…

Tags: | View: 3,762 | Comments:

Team Foundation Server’ın önceki sürümlerinde kurulum bir hayli zordu. Bu zorluk daha çok ürünün bağlı olduğu diğer sistemlerin konfigürasyonundan ve bu sistemlerin farklılıklar gösterebileceğinden kaynaklanmaktaydı. İlk kuruşta sorunsuz bir şekilde TFS kuran bir kişi ile ne yazık ki karşılaşamadım. Ama Team Foundation Server(TFS) 2010 ile bazı şeyler biraz daha kolaylaşmış. Bu kolaylıkları TFS 2010 Beta 2’yi kurarak anlatmaya çalışacağım. Anlatımı “Team Foundation Server 2010 Installing Prerequisites”’lerin yapılmış olduğunu farzederek yapıyor olacağım.

Kurulum dosyasını(setup.exe)’yi çalıştırdıktan sonra standart Visual Studio kurulum ekranlarına benzer bir ekran ile kuruluma başlıyoruz. TFS 2010’nun en büyük özelliği, kurulum yaptıktan sonra konfigürasyon ile TFS’i ayağı kaldırıyoruz. Önceki sürümlerde kurulum esnasındaki konfigürasyonlar ile TFS’i yüklüyorduk. Yeni yaklaşım çok daha başarılı olmuş bence.

1

Kurulum aşamasından bir kaç “Next” ile herhangi bir ayar yapmadan kurtuluyoruz.Kurulumdan çok yükleme demek aslında daha doğru olur. Çünkü TFS 2010 için gerekli temel şeyler sisteme yükleniyor.Sistemde daha önceden yüklü olan bileşenlere göre yüklenecek şeyler farklılık gösterecektir. Hatta gerekli bazı bileşenlerin yüklenmesi sırasında, bilgisayarı yeniden başlatmak gerekebiliyor.
Yükleme bittikten sonra “Team Foundation Administration Console”u çalıştırıyoruz. Karşımıza aşağıdaki gibi bir ekran çıkıyor.

  • Nov
  • 26
  • 2009

Mevsimsel görüntüler

Tags: | View: 153 | Comments:

Geçen ay çok güzel bir gökkuşağı olayı yaşanmıştı İstanbul’da…Haberlerde falan da çıkmıştı.Çok güzel bir şekilde denk gelip fotoğrafını çekmiştim. Bilgisayarı kurcalarken hatırladım tekrar…Cidden süperdi.
DSC01753

Son bir haftadır da malum İstanbul’da göz gözü görmüyor. Sabah saatlerinde ki sis iyice depresyona sokuyor.Geçen sabah iş yerinde çektiğim başka bir fotoğraf…

DSC01756

  • Nov
  • 25
  • 2009

İçerik sorunu yaşayan basın

Tags: | View: 304 | Comments:

Teknoloji ilerliyor, ihtiyaçlar değişiyor,alışkanlıklar farklılaşıyor…Her türlü konuda görüyoruz,yaşıyoruz bunu…En çok tüketilen “basın” ürünleri de bunlardan nasibini alıyor. İyi olması gereken yerde kötü oluyor o ayrı…

Şimdi efenim,basın denen kavramı çok fazla takip eden bir insan olduğumu söyleyemeyeceğim. Bunun en büyük nedeni ülkemizdeki basının, benim aklımdaki “basın” kavramı ile olan çelişkisinin beynime verdiği zarar. Teknolojik bir adamız ya artık, internetten daha çok takip ediyorum bu gazeteleri…Gerçi artık bu şartlarda bunlara gazete demek ne kadar doğru bilemeyeceğim…

Teknoloji gelişti, internet ortamında gazetelere de hareket geldi. Video ve resim galerisini dayıyorlar, sonra da haber yayınlıyoruz diye övünüyorlar…Tamam süper, video şeklinde anlatılan haberler,resimler ile gösterilen olaylar şahane…Hele benim gibi her şeyi okuyamama gibi sorunları olanlar için şahane.Görsel olarak güçlü olan beyin için de daha kolay.Bir dediğim yok…Amaaaaaaaaaa…

Yarı çıplak resimleri, mankenlerin kulisteki halleri şeklinde haber yapmak,abudik hareketler ile gösteri dünyasında yer edinmiş hayvanların videoları haber yapmak, orasından burasından çekiç,tornivada çıkarıp müthiş tamiratçı videosu diye haber yapmak gibi atraksiyonlar tehlikeli aman diyim…Youtube,Facebook gibi, videoların şuursuzca dolandığı ortamlardaki videoları alıp haber şeklinde yayınlamak ise ayrı bir gariplik…Yani ben daha çözemedim…

Tamam niyet başka, “çok ziyaret edilelim, “hit” alalım, sonra kocaman reklamlar ile kocaman paralar kazanalım…2 çıplak hatun, atlayan zıplayan 3-5 köpekte ilgi çekiyor zaten(zamanında dayadık bunları köreltik beyinleri)”…Mis gibi valla…Zombi formatına sokulan insanlardan para kazanmak…Olmaz,olmamalı…Huuu,sende kurtul şu zombi formatından okuyucu…

Bende düşünmedim değil şimdi bu yazının altına çıplak resimlerimi koyarak ile ilgiyi üzerimde toplamayı,sitenin “hit”i artar,reklama reklam demezdim valla…Ama vicdanım el vermedi,insanlığın buna hazır olduğundan emin olamadım.:P

Keşke basında böle vicdan sahibi olsa…Biraz daha haber niteliği taşıyan görselleri,yazıları sunsalar keşke…Valla okurum,ciddi diyorum…

  • Nov
  • 24
  • 2009

Eski günlerdeki gibi bir kaç konser haberi…

Tags: | View: 387 | Comments:

Bir ara(1998-????) HeavyOnline.net diye bir web sitem vardı. Metal içerikli bir web’zine…Haberler,röportajlar,albüm kritikleri ve sanal ortamın sağladığı alakalı tüm benzer içeriği kendimce sunmaya çalışıyordum…Konser tanıtımları falan filan…Güzel eğlenceli günlerdi…Ne yazık ki artık zaman ayıramadığımdan bu tarz şeyler ile fazla uğraşamıyorum…Biraz daha tüketici kısmına kaydım artık bu işlerin…Eski günlere hitaben bir kaç konser haberini paylaşmak istedim.

Kultur Shock – İstanbul
29 Kasım 2009 Pazar
Jolly Joker Balans – İstanbul

darktranDark Tranquillity – İzmir
03 Aralik 2009 Perşembe
Ooze Venue – İzmir

Dark Tranquillity – Eskişehir
04 Aralik 2009 Cuma
222 Park – Eskişehir

Dark Tranquillity – Ankara
05 Aralik 2009 Cumartesi
Saklikent – Ankara

Dark Tranquillity – İstanbul
06 Aralik 2009 Pazar
Maçka Küçükçiftlik Park – İstanbul

anneke

Anneke van Giersbergen & Danny Cavanagh – İstanbul
27 Aralık 2009
Studio Live – İstanbul

Destruction – İstanbul
07 Mart 2010
Jolly Joker Balans

behemoth

Behemoth – Ankara
12 Mart 2010 Cuma
Dib Sahne – Ankara

Behemoth – İzmir
13 Mart 2010 Cumartesi
Tato Live – Izmir

Behemoth – İstanbul
14 Mart Pazar
Jolly Joker Balans – İstanbul

Bu video da gaz niteliğinde olsun…

Edit: Çok metalik bir yazı oldu (:

  • Nov
  • 24
  • 2009

Fishbowl ve Facebook

Tags: , , | View: 273 | Comments:

Microsoft, Facebook SDK ve WPF ile çok güzel bir uygulama ile Facebook’u masaüstümüze getirmiş. Açık olan kaynak kodları ile geliştiricilere çok güzel bir örnek. Mutlaka indirin deneyin derim…Biraz daha gaz vermesi adına aşağıda bir kaç resim var.

Kaynak kod: http://fishbowl.codeplex.com/

Site: http://fishbowlclient.com/

fishbowl3

fishbowl2

fishbowl1

  • Nov
  • 19
  • 2009

Google Chrome OS iyi güzel ama…

Tags: | View: 188 | Comments:

Google, Chrome OS adında bir işletim sistemi ile karşımıza çıkıyor…Operating System kavramının gelişen teknoloji ile anlam değiştiriyor olması bazı kesimler tarafından tepki çekiyor olsa da, değişim kaçınılmaz…Ama peki ne kadar doğru bu değişim ve bakış açısı? İhtiyaçlara göre değişeceğinden tartışmak ve sorgulamak çok anlamlı değil…Neyse konumuza dönelim…

Chrome OS ile internetteki(bulut) uygulamaları kullanan,yöneten ve ilişkilendiren bir işletim sistemi yapmayı düşünmüş Google…Bilgisayar başında zaman geçirenlerin çoğu, bu zamanını web uygulamalarında geçiriyor olması Chrome OS’un doğduğu nokta sanırım.

Bilgisayarımızı açtığımız zaman web uygulamalarını, şu zamana kadar alışmış olduğumuz “uygulama” şeklinde kullanabileceğimizi ön gören bir işletim sistemi Chrome OS. Bu bağlamda OS kavramının temel başlıklarından biraz ayrılsada şu zamanki kullanım ihtiyaçlarına daha uygun bir yaklaşım diyebiliriz aslında. Google, geliştirmiş olduğu bir çok web uygulaması(Google Docs,Gmail,GTalk,Google Calendar) ile Chrome OS’un temel taşlarını zaten çok önceden oluşturmaya başlamıştı.

Bunların biraz daha net anlamak için aşağıdaki videoyu izlemek faydalı olabilir.

Daha çok yolu var Chrome OS’un…Ama kavram olarak yaklaşımı oldukça güzel şeylerin bizi beklediğinin bir göstergesi.Yani bu rekabet ortamında…(: Anladınız siz onu…

Cloud Computing, kavramının “Cloud OS” şeklinde değişiyor olması açıkcası beni oldukça heyecanlandırıyor.Artık web’deki herşey daha anlamlı ve daha fonksiyonel olacak bu bağlamda. İşletim sisteminin çekirdeği artık web olacak…Süper…(:

Microsoft’un Azure platformu ile ilgili geliştirmeleri,Google’ın Chrome OS ile ilgili gelişmeleri sanırım bütün bunların yapı taşı olacak…