Archive for October, 2009

  • Oct
  • 30
  • 2009

Windows Azure’a az kaldı…

Tags: , , | View: 204 | Comments:

Microsoft’un bulut işletim sistemi Windows Azure 2010 yılının ilk çeyreğinde tamamen kullanıma açılacak. Geçen sene bu zamanlarda PDC 2008′de CTP’si duyurulan ve bir çok kişinin test edebilmesi için açılan servis 2010 Şubat gibi ücretli olarak herkesin kullanıma açılacak.

windows-azure-logo-lg

17 Kasım 2009′da gerçekleşecek PDC 2009 ile yeni özellikler duyurulacak. CTP olarak kullananlar, bu özellikleri de 31 Aralık’a kadar test edebilecekler. Ocak 2010′da ise yavaş yavaş herkesin kullanımına açılacak olan servisten bir süre herkes ücretsiz yararlanabilecek. 2010 Şubat ayından itibaren ise servis daha önce duyurulan ücretlendirme sistemi ile ücretli hale gelecek.

Windows Azure nedir ne değildir,daha fazla ayrıntı için buraya göz atabilirsiniz.

  • Oct
  • 29
  • 2009

XBox artık Türkiye’de…

Tags: , | View: 207 | Comments:

Edit:Ahhh ulan teknosa ahhh….Neyse ayrıntılara girmiyorum….

XBox artık Türkiye sınırları dahilinde de satılmaya başlıyor…Ne güzel…Bir de biri PS 3′mü XBox mı bunun cevabını verse (:

XBOX

Not: Teknosa bu post’um ile bana bir XBox borçulusun…Hadi bakim…

  • Oct
  • 27
  • 2009

Hey YouTube; What is this?

Tags: , | View: 256 | Comments:

internaltube

  • Oct
  • 27
  • 2009

Yeni nesil gerçeklik:”Augmented reality”

Tags: | View: 937 | Comments:

Teknoloji son 10 yılda oldukça hızlı ilerlemekte. Yapılan ve yapılmakta olan şeyler mevcut sorunları çözmekten öteye gidip, mevcut alışkanlıkları değiştirmeye de başlıyor. Sürekli yenilik peşinde koşan insanoğlu, gerçek olan bu dünyada, sanal gerçeklikler yaratıp bu gerçeklikler ile yaşamaya başlıyor…

Son zamanlarda üzerinde yoğun bir şekilde çalışılan ve yavaş yavaş ürünlerini görmeye başladığımız “Augmented Reality”(AR) kavramından bahsetmek istiyorum. “Artırılmış Gerçeklik” olarak Türkçeleştirmek çok da yanlış olmaz sanırım. Peki nedir bu?

Gerçek dünyada fiziksel objelerin ve canlıların görüntüleri ile bu görüntülerin bilgisayar ortamında yorumlanarak görüntülenmesi ve işlenmesi olayına Augmented Reality diyoruz. Filmlerdeki robotların bakış açısından gördüğümüz, nesnelerin yorumlanması ile oluşan görüntüler bu artırılmış gerçeklik için örnek olabilir ya da bir web kamerasından görüntülenen görüntünün üstünde, sanal başka görüntülerin olması da örnek olarak gösterilebilir. Buraya kadar aslında fazla bir şey yok.
augmented-reality

Asıl olay fiziksel objelerin görüntüleri ile sanal objelerin aksiyon içerinde olması ve “Artırılmış Gerçeklik”i yaratıyor. Fiziksel olarak masanızın görüntüsünü algılayan bir web kamera olduğunu düşünün, görüntüyü yorumlayan ve size aktaran bilgisayarın bu görüntüye defter,kalem gibi nesneler eklediğini ve sizin fiziksel olarak boş masanızın üstünde yaptığınız hareketlerin ekranda deftere yazmak gibi görüntülendiğini düşünün.Çok hoş değil mi…

Yazının başında ürünleri görmeye başladığımızdan bahsetmiştim, bunlardan en yenisi Sony PlayStation 3 oyunu olan EyePet.Geçtiğimiz günlerde çıkan oyunun videosunu izleyerek bizi nelerin beklediğini görebilirsiniz…

  • Oct
  • 27
  • 2009

“Boondock Saints II” daha ne olsun

Tags: | View: 200 | Comments:

2.side geliyor,hem de çok yakında…Boondock Saints’i izlemediyseniz mutlaka izleyin,izlememek kayıp…

  • Oct
  • 27
  • 2009

Ütünün fişini çektim mi acaba…

Tags: | View: 303 | Comments:

Düzenli ütü yapan biri değilim ama düzenli çamaşır yıkayan biriyim…Dolayısıyla ütülenecek şeyler birikiyor,dağlar oluşturuyor…Sıkıntı duyuyor muyum bunda? Hayır…Sadece gerekli, o gün giyeceğim şeyleri ütülediğimden öyle saatlerce ütü ile savaşım olmuyor…Ama peki sonrası?

Genelde sabahları hazırlanma aşamasında ütü yaptığım için, evden çıkarken “Ütünün fişinin çektim mi?” acaba sorusu bana eşlik ediyor sessizce…Ta ki apartmandan çıkıp sokağın sonuna geldiğimde bağırıyor içime düşen kurt. Hazırlıyor çatalını bıcağını başlıyor içimi yemeye…”Çektim fişini hatırlıyorum” diye cevap versemde, “Ya çekmediysen” şeklinde yapıştırıyor soruyu içimdeki kurt…Ve hep geri dönüp kontrol ediyorum…Cidden salağım…Bir gün de, kontrol ettiğimde fişi prizde görsem, “ohh iyi ki kontrol etmişim” şeklinde bir ferahlama ile belki mutlu olacağım.Ama her geri döndüğümde, o prize baktığımda boşluğu gördüğümde, içimdeki kurt benle öyle bir dalga geçiyor ki…

Neyse…Bu sabah da aynı durum oldu…Ama bu sefer kontrole gitmedim…Yeter ulan…2 saate kadar apartmandan veya itfaiyeden kimse aramazsa, akşam boş prizi içimdeki kurta gösterim ben geçeceğim dalgamı…

  • Oct
  • 26
  • 2009

Geocities bugün kapanıyor…

Tags: , | View: 203 | Comments:

Facebook,Twitter,FriendFeed,blog…vs. kavramları…Hepinizden önce GeoCities vardı…Diz çökün…

Web sitesi açtım diyerek; Geocities’den sayfa yapmaya çalışarak başlamadık mı bu işlere…Ne sayfası olacağına karar vermeden, yanar dönerli bir “Under Construction” yazısı, arka plana full bir resim, ve fonda anlamsız çalan midi müzikler…İnternet sayfalarının oluşmasına,sosyal internetin gelişmesine en büyük katkıyı yaptı aslında Geocities…Fark edemedik…Milyonlarca değişik içerik,farklı bakış açısı Geocities sayfalarından geldi…

İnternette ilk fiziksel katkım, Geocities’den oluşturduğum neydüğü belirsiz web sayfamdı…Ben bile şuan hatırlamıyorum…Ne günlerdi…

Neyse uzun lafın kısası,GeoCities artık yok…Bugünden sonra sistem kapanıyor…

  • Oct
  • 26
  • 2009

Bağır bağır nereye kadar…

Tags: | View: 154 | Comments:

Dün FilmEkimi’nin son günüydü ve bir filmim kalmıştı. Aldım biletimi gittim taksime…İstiklal Caddesi’nin ortalarına geldiğimde elinde Türk ve Azerbaycan bayrakları ile “bağıran” 100-150 kişilik bir grup vardı. Tam olarak ne için bağırdıklarının kendilerinin de bilmediğini düşündüğüm bu grubun ellerindeki pankartlar ile Türkiye’de olan son olaylar ile ilgili olduğunu anlayabildiğim. Ama açıkcası  amaçlarını anlayamadım. Bir de öyle bir halleri vardı ki, böyle bu protesto işi sanki onlar için “boğazda pazar günü yürüyüşü”. Haa bazıları var,profesyonel çığırtkan…Haklarını yemeyelim şimdi…Ne olsa bağırırlar…

Bu grubun hemen arkasında 30 kişilik bir polis grubu çobanlık yapıyordu.Malum Taksim,birileri bağırınca polis olmalı…Bu polis grubunun arkasında da bir 30 kişilik Galatasaray taraftarı…Maç için gaza geliyorlar…Laylay lay….Rerere,rarara şeklinde…Sarılmışlar,zıplıyorlar falan filan…”Bağırıyorlar” en büyün cimbom diye…

Güldüm…İstanbul işte dedim…Bazı şeylerin bağırarak çözülmediğini anladığımızda, çözüm üretmeye başlayabileceğiz sanırım…

  • Oct
  • 23
  • 2009

Facebook’tan yine değişiklik “News Feed” vs. “Live Feed”

Tags: | View: 292 | Comments:

Facebook’tan bir değişiklik daha… Sürekli arayış halinde olan ve acaba “nasıl daha iyi olur”(?) düşüncesi ile çalışan Facebook ana sayfasında küçük bir değişiklik yaptı. Tasarım olarak küçük bir değişiklik ama arka planda biraz daha kapsamlı değişiklikler.newsfeed_vs_livefeed

News Feed ve Live Feed şeklinde iki başlık ana sayfada dikkat çekiyor olacak. Bunlar ne peki?

News Feed, hangi arkadaşlarınız ile daha çok iletişim halindeyseniz onların durumlarını gösteren bir yapı.Yani hangi arkadaşınızın resimlerine,post’larına daha çok yorum yaptıysanız,daha çok “like” dediyseniz onlar ile ilgili daha çok şey News Feed’de yer alacak.Ayrıca sağ taraftaki Highlights kısmının kalkmış olduğunu fark edeceksiniz…Highlights artık News Feed’in içinde yer alacak. Açıkcası ekran kalabalığı açısından güzel bir yenilik olmuş.

Live Feed ise o an Facebook’ta neler oluyor anlık olarak takip edebileceğiniz kısım. News Feed’den farkı gerçek zamanlı yeniliklerin görülmesi ve belli kriterlere göre olmaması.

Ne kadar gerekli ve faydalı bir değişiklik bilemiyorum.Bekleyip göreceğiz…

Not: Değişiklikleri göremeyenler merak etmesin bir kaç güne hesabınıza yansıyor olacaktır…

  • Oct
  • 23
  • 2009

C# 4.0 ve Optional Parameters

Tags: , , | View: 435 | Comments:

Visual Studio 2010 ve .NET Framework 4.0 Beta 2 ile uğraşmaya daha bir ciddi şekilde başladım ve ilk debelenmelerim sonucu çok hoş şeyler ile karşılaştım.Öncelikle C# 4.0 ile gelen özelliklerden bahsetmeye çalışacağım, sonra daha derinlere dalarım ve paylaşabilirim umarım.Neyse…
C# 4.0 ile beraber yeni bir kaç kodlama özelliği yazılım geliştirme sürecine dahil olacak. Bunlardan ara sıra bahsetmeye çalışacağım ama ilk olarak “Optional Parameters” kavramından bahsetmek istiyorum.
Yazılım geliştirirken bir methodu farklı parametreler ile kullanmak gerekebiliyor. Bunun içinde methodu overload edip,farklı parametreler ile aynı methodu ihtiyaca göre N kere yazıyoruz. Eminim herkesin çok sık kullandığı ve bildiği bir şeydir bu.Şöyle ki;

14 //Varsayılan hız 10

15 public static string Drive()

16 {

17 return Drive(10);

18 }

19

20 //Hız parametrik, varsayılan vites 1

21 public static string Drive(int velocity)

22 {

23 return Drive(velocity, 1);

24 }

25 //Hız ve vites parametrik,max. hız varsayılan değer 100

26 public static string Drive(int velocity, int speed)

27 {

28 return Drive(velocity, speed,100);

29 }

30

31 //hız,vites,max. hız parametrik

32 public static string Drive(int velocity, int speed, int maxvelocity)

33 {

34 return “Drive safe. “+

35 ” Velocity:”+velocity.ToString()+

36 ” Speed:”+speed.ToString()+

37 ” Maxvelocity:”+maxvelocity.ToString();

38 }

İhtiyaca göre N tane method yazabiliriz ama nereye kadar…C# 4.0’a kadarmış :D
C# 4.0 ile beraber gelen Optional Parameters kavramı ile bu işi tek method şeklinde yapabiliriyoruz ve N tane method yazmaktan kurtuluyoruz.Methodun parametrelerine default(varsayılan) değerler ile methodlarımızı, N tane method yazmadan genişletebiliyoruz.Şöyle ki;

40 public static string Drive(int velocity=10,int speed=1,int maxvelocity=100)

41 {

42 return “Drive safe. “ +

43 ” Velocity:” + velocity.ToString() +

44 ” Speed:” + speed.ToString() +

45 ” Maxvelocity:” + maxvelocity.ToString();

46 }

Bu şekilde Drive() methodunun velocity parametresinin varsayılan değeri 10,speed parametresinin varsayılan değeri 1, maxvelocity parametresinin varsayılan değeri 100 oluyor.
Ve Drive() methodunu aşağıdaki gibi çeşitli parametreler ile kullanabiliyoruz;
optionalparams

Yukarıdaki kodun çıktısı aşağıdaki gibi olacaktır.

optionalParams1

Şekillerinde çağırmamız mümkün.Ne güzel değil mi…